Güneşin beni kandırdığını bildiğimden aldırmıyorum pencereme;
Gözlerimi bir açabilsem; bir görebilsem rüyalardan sıyrılıp dünyayı keşke…
Önüne bak, önüne eğil, önünü gör diyorlar yine;
Bilmiyor hiçbiri; önüme eğilmek, ölüme eğilmek benim sözlüğümde…
Yeni doğan her günle; yeni bir şeyler doğuyor içime nedensizce;
Gülümsememin sebebini araştırmak; rüyalarımdaki gökyüzünü insanlara göstermek gibi…
Kırılganlığım katlanarak büyüyor yalnızlığın nasırlı elleri değdikçe hayallerime;
Kalbimdeki okyanusları önüme getirmek istesem de okyanuslarım tutunuyor düşlerime…
Önüne bak, önüne eğil, sıyrıl kendi dünyandan ve önünü gör diyorlar yine;
Bilmiyor hiçbiri; önüme eğilmek, ölüme eğilmek benim sözlüğümde…
İnanmak istemediğim kadar acı veren bu evrene ait olmadığımı haykırıyorum gökyüzüne;
Saçlarıma dokunma rüzgar; saçlarımın kokusunu götürürsen kırılacağım milyon kere…
Nereden düştü bu karanlıklar, yalancılar,insanların vazgeçilmez muammaları gibi önüme?
Önüne bak, önüne eğil, önünü gör diyorlar;önümdekilerin ürküttüğü sessizliğime,
Bilmiyor, anlamıyor, göremiyor önümdeki vahşeti hiç kimse…
Önüne eğil diyorlar bir kez bile dokunmadan incitilmiş yüreğime;
Önüme eğiliyorum;
ÖNÜME EĞİLMEK,
ÖLÜME EĞİLMEK BENİM SÖZLÜĞÜMDE!
ÖLÜME…